Yazılarım

Hoş geldiniz

Merhaba,
Görüşler kısmında da görebileceğin gibi EFT’den yardım almış kişiler şu ana kadar günümüz dünyasının çözemediği bir çok sorunundan hızlı ve kolayca kurtuldular. Fakat kişilerle yapılan çalışmaların videoya alınması çok doğal karşılanmamakta.
Bu teknik benim şahsen gördüğüm en etkili ve basit teknik. Herkes öğrenir ve kendine uygular.
Hayatta neyi niçin yaptığımızı hep hatırlamalıyız.

Suçluluk Duygusu Bedavadır.


Birisinin birisi ölür “ben suçluyum çünkü onu arasaydım şöyle böyle olurdu” derim ve ben kendimi suçlarım.

 

 


– Tacize uğrarım kendimi suçlarım
– Dayak yerim bu kadar zayıf olduğum için kendimi suçlarım
– Dayak atarım yine kendimi suçlarım
– Hata yapınca zaten bol bol kendimizi yer bitiririz.


Buraya kadar sorun yok. Fakat;Bilmemiz gereken şu olabilir:- Suçluluk duygusu barındıran her hangi bir olaydan sonra bir sorun edindiysek, bilinçaltımız tedaviyi kabul etmeyecek dolayısıyla vücudumuz da etmeyecek. Peki neden?Çünkü, suç ceza gerektirir ve eğer kişi kendi suçluluğuna karar vermişse cezasına da karar vermiştir. Ona yardım ulaşamaz. Ne klasik tıp ne alternatif tıp, hiçbiri. Yani boşa enerji harcanıyor demek.
– EFT yapıldığında geçmeyen veya eser miktarda geçen sorunlar, bir yerlerde bir suçluluk duygusunu gösterir.
– Suçlu olundukça cezalı olunacak.
– Bir bakış açısına göre bu ağrı, sızı, depresyon, stres vs. ne derseniz, zaten kişinin kendini cezalandırma şekli ve buna kim karışabilir?“3 tane ağrı kesici içtim bana mısın demedi”“Kemoterapilere cevap vermedi”“O olaydan sonra kilo almaya başladım, o kadar uğraştım, kilo veremedim”“Bel fıtığım var”Vs.
– Kişi bir döngüye girdiyse,“Hep anahtarlarımı kaybediyorum”“ Aynı hatayı üst üste yapıyorum”“Adres bulamam”“Hep terkediliyorum”“Hata yaptıkça kendimi suçluyorum, kendimi suçladıkça hata yapıyorum”hem döngüye girmiş olacak, hem de döngüde kalacak ve bir müdehale olmadıkça hep böyle gidecek.

Haberiniz olsun…

THE ECONOMIST Gazetesi EFT üzerine makale

Therapist-free therapy

Mar 8th 2011 10:43 GMT The Economist The therapy EFT - Emotional Freedom Techniques - has been very effective in resolving PTSD in  Vietnam and Desert Storm veterans. What's more ... it's free and so perhaps is not in favour with the  multinational drug companies who sponsor medical research. The basis of EFT is that the neural bonds formed when the initial event is stored in our brain/psyche  continue to transmit associated responses to stressful situations or impressions which have been  hardwired into our mental processing. EFT therapy re-visits the situations verbally and through acu-pressure allows the bond to be  neutralized and so the client will still be aware of the incident (being shot at while jumping out of an  attack helicopter) but will no longer have the associated trauma symptoms ..... heightened heart rate,  respiration, muscular tension etc. This research paper from the American National Institute of Mental Health shows the way in which  these neural bonds can be neutralized in a chemical method creating the same result. Terapistsiz Terapi 8 Nisan 2011 The Economist Duygusal Özgürleşme Teknikleri Vietnam ve Irak savaşı sonra travma sonrası stres bozukluğu yaşayan  askerlerde çok etkin sonuçlar verdi. Dahası, bedava ve galiba tıbbi araştırmalara sponsor olan çok uluslu  ilaç şirketlerinin aleyhinde çalışıyor. EFT, zihin işleyişindeki geçmişte yaşanmış çekirdek olayla kuvvetli şekilde ilintili durumları gidermek  için bu gerilimli olayların etkisini yok edecek sinirsel bir onarma gerçekleştiriyor. EFT Terapisi sözel olarak geçmiş olayı yeniden ziyaret ederken, aku-pres ile duygu nötürlenmesini  sağlayarak, hastanın halen geçmiş olayı tamamen hatırlarken (örneğin saldırıya uğrayan bir helikopterden   atlarken vurulma) artık hiçbir travma semptomu taşımamasını sağlıyor... kalp atışı hızlanması, nefes,kas  kasılması vs.   
Amerikan Ulusal Zihin Sağlığı Enstitüsü tarafından yapılmış bu araştırma, EFT’nin kopmuş sinirlerin 

kimyasal metod ile aynı sonuçları veren onarımını sağladığını göstermiştir.

Gerçek Hastalık Sistematiği

Gerçek Hastalık Sistematiği
02. Mayıs. 2010
Neden hasta olduğumuzu hiç düşündünüz mü?
Hepimiz her gün birçok olay yaşıyoruz ve hayatın her alanında mücadele veriyoruz. 
Olumlu ve olumsuz birçok duygu barındırıyor bu olaylar. Derin ve incitici duygular
ise bizi hasta ediyor, korkular ve takıntılar doğuruyor. Ve tabii ağrılar. Kısa ve yoğun 
EFT terapistliği tarihimde, ki bu zamana yaklaşık 350 insan ile çalıştım, hiçbir tek kişi
olmadı ki bir sabah kalksın ve sebepsizce bir sorunu olsun.
Benim “sorunun nedir?” sorusundan sonra sorduğum klasik iki sorum var bunlar: 
"Ne kadar zamandır bu sorunun var?" ve "o kadar zaman önce ne olmuştu?"
Dikkatinizi çekerim “bir şey oldu mu?” değil “ne oldu?”.
Örnekler (ilk aklıma gelenler) ;
-Çocukken tırmalayan kediden sonra kedi korkusuyla geçen bir ömür.
-İş ortamından veya işinden bunalan kişinin grip olması.
-Çocukken takdir edilmeyen, otoriter anne veya babanın etkisi altında kalmış, hiçbir
yaptığı beğenilmemiş bir çocuğun, hayatı boyunca başarısızlık korkusu yaşaması.
-Hamilelik döneminde aldığı fazla kilolardan dolayı kendini suçlayan “o kadar da
yemek zorunda değildim” diyen ve hemen ardından fıtık olan bir kişi.
-Çocuklukta dayak yediği için artık şiddet eğilimi gösteren bir başka kişi.
-Ergenliğe girdiği anda, babasıyla öncesinde olan yakın ilişkisinin bir anda veya kısa
bir zaman içerisinde tam ters olması, yani babasının artık ona kötü davranması 
sebebiyle yıllardır bipolar stres bozukluğu yaşayan gene bir kişi.
-Bir hata yapıp birisiyle evlenmek zorunda kalan, hayattaki önceliği özgürlüğü olan
bir kişinin duygusal hayatında yaptığı bir hatanın kendisini felç etmiş olması ve 
pişmanlığı sebebiyle ilaç almazsa fiziksel olarak kendisini felç eden bir hastalığa
yakalanması.
-Çişi geldiği için yuvada öğretmeninin azarladığı 5 yaşındaki bir kızın sonrasında 
çişini tutamaması.
-Hafızasıyla ünlü bir kişinin, bu durumunun mahallesinde bazı insanlar tarafından 
kötüye kullanılıp, “onu gördün mü, bu ne yapıyordu, o ne dedi?” tarzı dedikodu amaçlı
kullanılması ve o zamandan sonra hafızasının çok kötü olmuş olması. O kadar kötüydü 
ki dediklerimin hepsini bir kağıda yazma ihtiyacındaydı.
İşte hastalıklar veya genel olarak sorun olarak tanımlayabileceğimiz her şey bir 
sebebe dayanmakta. Zaten kimsede yok bende var dediğimiz bir şey bize özel bir 
durumu ortaya koymaktadır.
Bir başka deyişle insanın duygusal olarak özgür olmadığı alanlar vardır, kimisinin 
çok kimisinin az. Duygusal Özgürleşme Teknikleri kişiyi bu gibi durumlardan en 
büyüğünden başlayarak özgürleştirir. Şimdiye kadarki hayatımızda bundan haberdar
olamamış olabiliriz veya sokaktaki hiç kimse bundan haberdar olmayabilir, bunun 
hiçbir önemi yoktur, bir şey varsa vardır, biz haberdar olsak ta olmasak ta, kaldı ki bu 
teknik yurt dışında milyonlarca insan tarafından bilinmekte ve uygulanmakta. 
Çok kolay edindiğimiz sorunlarımızdan çok kolaylıkla kurtulabileceğimiz şu ana kadar 
aklımıza gelmedi, gelemezdi ama bu bir gerçek, kimse bilmese de bir gerçek…
Oytun OKKIR EFT Practitioner