Gerçek Hastalık Sistematiği

Gerçek Hastalık Sistematiği
02. Mayıs. 2010
Neden hasta olduğumuzu hiç düşündünüz mü?
Hepimiz her gün birçok olay yaşıyoruz ve hayatın her alanında mücadele veriyoruz. 
Olumlu ve olumsuz birçok duygu barındırıyor bu olaylar. Derin ve incitici duygular
ise bizi hasta ediyor, korkular ve takıntılar doğuruyor. Ve tabii ağrılar. Kısa ve yoğun 
EFT terapistliği tarihimde, ki bu zamana yaklaşık 350 insan ile çalıştım, hiçbir tek kişi
olmadı ki bir sabah kalksın ve sebepsizce bir sorunu olsun.
Benim “sorunun nedir?” sorusundan sonra sorduğum klasik iki sorum var bunlar: 
"Ne kadar zamandır bu sorunun var?" ve "o kadar zaman önce ne olmuştu?"
Dikkatinizi çekerim “bir şey oldu mu?” değil “ne oldu?”.
Örnekler (ilk aklıma gelenler) ;
-Çocukken tırmalayan kediden sonra kedi korkusuyla geçen bir ömür.
-İş ortamından veya işinden bunalan kişinin grip olması.
-Çocukken takdir edilmeyen, otoriter anne veya babanın etkisi altında kalmış, hiçbir
yaptığı beğenilmemiş bir çocuğun, hayatı boyunca başarısızlık korkusu yaşaması.
-Hamilelik döneminde aldığı fazla kilolardan dolayı kendini suçlayan “o kadar da
yemek zorunda değildim” diyen ve hemen ardından fıtık olan bir kişi.
-Çocuklukta dayak yediği için artık şiddet eğilimi gösteren bir başka kişi.
-Ergenliğe girdiği anda, babasıyla öncesinde olan yakın ilişkisinin bir anda veya kısa
bir zaman içerisinde tam ters olması, yani babasının artık ona kötü davranması 
sebebiyle yıllardır bipolar stres bozukluğu yaşayan gene bir kişi.
-Bir hata yapıp birisiyle evlenmek zorunda kalan, hayattaki önceliği özgürlüğü olan
bir kişinin duygusal hayatında yaptığı bir hatanın kendisini felç etmiş olması ve 
pişmanlığı sebebiyle ilaç almazsa fiziksel olarak kendisini felç eden bir hastalığa
yakalanması.
-Çişi geldiği için yuvada öğretmeninin azarladığı 5 yaşındaki bir kızın sonrasında 
çişini tutamaması.
-Hafızasıyla ünlü bir kişinin, bu durumunun mahallesinde bazı insanlar tarafından 
kötüye kullanılıp, “onu gördün mü, bu ne yapıyordu, o ne dedi?” tarzı dedikodu amaçlı
kullanılması ve o zamandan sonra hafızasının çok kötü olmuş olması. O kadar kötüydü 
ki dediklerimin hepsini bir kağıda yazma ihtiyacındaydı.
İşte hastalıklar veya genel olarak sorun olarak tanımlayabileceğimiz her şey bir 
sebebe dayanmakta. Zaten kimsede yok bende var dediğimiz bir şey bize özel bir 
durumu ortaya koymaktadır.
Bir başka deyişle insanın duygusal olarak özgür olmadığı alanlar vardır, kimisinin 
çok kimisinin az. Duygusal Özgürleşme Teknikleri kişiyi bu gibi durumlardan en 
büyüğünden başlayarak özgürleştirir. Şimdiye kadarki hayatımızda bundan haberdar
olamamış olabiliriz veya sokaktaki hiç kimse bundan haberdar olmayabilir, bunun 
hiçbir önemi yoktur, bir şey varsa vardır, biz haberdar olsak ta olmasak ta, kaldı ki bu 
teknik yurt dışında milyonlarca insan tarafından bilinmekte ve uygulanmakta. 
Çok kolay edindiğimiz sorunlarımızdan çok kolaylıkla kurtulabileceğimiz şu ana kadar 
aklımıza gelmedi, gelemezdi ama bu bir gerçek, kimse bilmese de bir gerçek…
Oytun OKKIR EFT Practitioner